Still Here / Performance
Apartment Project
Berlin14-06-2018


Ceren Oykut (live drawing) performing together with;
Yuko Matsuyama (sound&move) performing artist (singer and dancer) based in Berlin. www.yuhki.de

Joshua Tennent (sound) ambient electronic producer based in Berlin.https://soundcloud.com/joshua-tennent/
KAI (projection&light control) artist focused on kinetic metal sculptures and room&stage installations based in Berlin. werkstatt44.net/kai

Photos by Henryk Weiffenbach










Still Here / solo exhibition
18-05-18/14-06-18
Apartment Project Berlin








Ceren Oykut&Fezayafirar, Project Space Festival, Berlin, 2018


Black On Black
By Ceren Oykut & Fezayafirar



Bande á Part ‒ Tanzbare Veranstaltung für Außenseiter presents:
A SILENT ROOM ‒ Movement & Sound Improvisation Vol.9
13 March 2018, Eschschloraque, Berlin


Performance:

Ceren Oykut (Live Illustration)
Carlos Osatinsky (Dance)
Fernando Nicolas Pellicoli (Dance)
Joshua Tennent (Sound)
Safy Etiel aka. VJ Sniper (Projection and technical mentoring)
Yuko Matsuyama: Concept and Performance
Photo: Henryk Weiffenbach


Installation view from the studio; 
acrylic on papers in various sizes,  



Gastkünstlerin November 2017 / Ceren Oykut im Künstlerhaus Bremen


  
 Verrückt, 2017

Site-specific installation for the group exhibition NO MATTER
acrylic on wall, Apartment Project Berlin, 2017


As Ceren Oykut was living and working in Istanbul and considering herself a storyteller, the fast change in the social and political environment in Turkey made her move and settle in Berlin on March 2017. In his new city with a very different history, as a start, she considered her German notebook while she was taking during German courses as her first working space, her main guide, a container of handwritings, doodles and speech bubbles researching and registering a contradiction: a process of adaptation and alienation.
On June 2017, Oykut have realized a site-specific drawing installation for the group show NO MATTER in the Apartment Project.
 She enlarged a collage made out of doodles/handwritings from her notebook onto the walls and transformed them into a large black and white wall painting.This first work she have installed on the walls, like a web spun by a spider, became her first "home".


















Friday 13 
performance

Ceren Oykut (Live Drawing)
Sheila Chipperfield Jr (DJ)
Yuko Matsuyama (Dancer)

Eschschloraque, Berlin
May 2016



..................................................                  ...............................................................................................








You Are Here / solo exhibition
Galerie Herold 
Künstlerhaus Güterabfertigung
Bremen
June, 2016







Swimmers In The Field / solo exhibition 
Kunstverein Erlangen, Neue Galerie

part of 17. Internationaler Comic Salon Erlangen










Konstantiniye ve Ayasofya Defterleri /Sketchbooks of Constantinople and Hagia Sophia

solo exhibition 

Galata Rum Okulu / Σχολή Γαλατά / Galata Greek School
Istanbul
November 2015










Tarlada Yüzenler / Swimmers In The Field
solo exhibition

x-ist

Istanbul
September 2015

photo by Mesut Güvenli










Atlas Of Interruptions
Ceren Oykut

Jerusalem Show VII: Fractures, Intervals

Curated by Basak Senova, organised by Al Ma'mal 
Part of Qalandiya International II
Site-spesific installation, acrylic on walls, 2014

Centre forJerusalem Studies, Al Quds University, Hammam al Shifa

Photos by Rula Halawani












Rakı And Fish

by
Tan Morgül (author) 
Ceren Oykut (illustrator) 
Stratis Vogiatzis (photographer)
 Bob Beer (translator)


First of all, this book is not a "cook book". It's not just a book about fish, nor is it just a book about about rakı; it's a book that "reads: fish and seafood culture through rakı. It's a book that chases after the scent of seafood in Mediterranean cities, and never without rakı: It takes the magic of fish and rakı to the ports that keep watch over Mediterranean history and shares it with the local people. It's a book that savors the aroma of fish at the rakı table, about a kind of pleasure that demands time, taken for oneself and friends, to experience that joy together. In the words of the famous traveler Evliya Çelebi, "...because fish is a food for happiness and celebration!" To sum it up: If fish is happiness, then rakı is the celebration. This book is the product of multiple inspirations. We try to share what the cities we visited shared with us and inspired in us. Rakı and fish may have been our main focus but we also made sure to reflect something of the cities' history, geography, mythology, poetry, stories, etymologies and even melodies. We're in the Mediterranean after all, the land of ethics and aesthetics, and our own words, by themselves, would have been insufficient. Archestratus, one of the first gourmets in history, said that a good drinking table must include four or five people at the most. The same is said of the rakı table. So then, in honor of this book, I'll lay out an "anachronistic" spread and invite Archestratus, Alan Davidson, Fernand Braduel and Evliya Çelebi...and from among the living, Predrag Matvejevic. And as we chat, I'll be grilling the fish and pouring the rakı, to drink to the honor of the Mediterranean. Let us close with the words of world famous photographer Ara Güler, and let it sum up the entire book: "Fish is caught, not with nets poles, but rakı!"- Tan Morgül








"For me the image that comes up at the word 'city' is İstanbul. After all, when my friends in Athens spoke of İstanbul, they used the word Polis, "the city", for short. For this book, i had to draw many different cities, each different from the next. In reality, i had never seen most of these cities, and of those i had seen, there were only two that i'd spent enough time in to really enjoy and get a sense of them. In designing my drawing, i referred to old and new maps for help, looked at many different photographs, but i didn't work to come up with a "great city" image. In light of the book's focus, i went after the image of a fisherman's town that kept appearing in my mind. The more i drew, the more a new pool of images began to take shape, like a new alphabet... The last city i drew, İstanbul, harbors something from all of these images."- Ceren Oykut







................    ........                                        ,,,,,

















The Minaret, ink and pencil on pvc, 2014







installation view 

(the) Nature Of (the) Material
curated by Adnan Yıldız
Polistar, İstanbul, 2014

Photo by Ege Kanar








...............................................................












>>.     .( Extract from Screen Impromptu 2014, to be continued.. ))


thinning



Makedon (İstanbul) şehrinin yedinci kurucusunu, İstanbul surunun ve Ayasofya binasının yapılışını bütün eski tarihçiler bu şekilde yazarlar ki; [10b] insanlığın babası Hz. Âdem Safî yeryüzüne indikten sonra 5052 yıl geçtiğinde Madyan oğlu Yanko'nun torunlarından Vezendon adlı şanlı bir kral ortaya çıkarak cihana ün salıp bütün Rumeli, Frengistan, Kızılelma, Almanya, Karaman, Yunanistan'a ve Rum denizi içindeki ve okyanusta olan bütün adalar ile deniz kıyılarında olan bütün kalelere hükmü yürüdü. Bütün krallar buyruğuna boyun eğdikten sonra Makedon şehrine gelip gördü ki dedesi Yanko'nun yaptığı o eski şehir harap olmuş. Hemen o an Makedon'da konaklayıp bütün bilgeleri, kâhinleri ve danışmanları ile danışıp bütün ülkeleri zaptetmek için İstanbul'u tahtgâh edinmek için yapımına başladığında yeryüzünde buyruk sahibi olan krallara haber gönderip her memleketin mimar, mühendis, yapı ustası ve işçilerinden bir milyon adam topladı. Yapım burcu seretân (yengeç) olsun diye tembih etti. Edirnekapı tarafında bir rasad yapıp bir minare mili üzerine bir çan yapıp hazırladı. Uğurlu saat olunca o çanı çalıp bütün işçiler ellerinde olan taş ve kireçleri yere bırakıp temel atmaya hazırladı. Hudâ'nın hikmeti bir leylek bir yılan avlayıp havadan yuvasına getirirken o yılan leyleğin gagasından kurtulup anılan rasad çanının üzerine düşünce çan çalınıp bütün işçiler ellerinde olan taşları ve kireçleri yere bıraktılar. Göz açıp kapayıncaya kadar surun temeli yerden bir arşın kadar yükseldi. Bütün yıldız bilimcileri ve kâhinler, "Bre uğurlu saat olmadı. sabredin" diye bağırdılar. Mümkün olmadı ve yapıya uğursuz saatte başlamış oldular. Bu kale içinden veba, ateş ve askerlerin ayaklanmaları eksik olmaz. Üçgen şeklinde temel kuruldu "Uğursuzluktan kurtulmaz, bu diyar yine harap olur" diye üzülüp feryat ettiler.İşin sonunda bütün işlerini takdire bırakıp bu beyt ile amel ettiler:   Edemez def sakınmağla kazâyı kimse. Bin sakınsan yine ön son olacak olsa gerek               (Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, birinci cilt, birinci kitap sf.17-18, YKY, 2003, Istanbul


Kum-Çakıl Karışımı/Mixture Of Sand And Pebbles, 2012, ink on paper











Anıt/ Monument, 2012
drawn for May Day, published on Radikal Newspaper in 1st of May 2012







.......        ..........                                                      ...............








Pınar Öğünç / Mayom İçimde / 5 Nisan 2007

Azeriler 'En çetin damarı' diyor, 'En zor yanı' yani. Neyin en zor yanı? Bu saatte iş yerinde olmanın... Nesi kolay olabilir ki! Her şeyi geçelim, yapabileceğim şeyler var, bir de yapamayacaklarım, ki yapamayacaklarımı yapmadıktan sonra yapabileceklerimi yapmanın ne ehemmiyeti var. 'Mayom içimde' ne güzel bir aralıktır, tatlı bir ihtimal, geniş bir zaman kipi için, bütün içe yayılır, denize giremesen de, girebilecek olmak, girmemiş olmanı değiştirir gözünde. 'En leziz damarı' der mi Azeriler? Belki Transilvanya göçmenleri...Bir ucu açık bir okyanusa gitmiştim dört beş sene evvel. Dar vakitlerde bol toplu taşıma aygıtı değiştirerek üçte ikisi dalgaların paşa gönlüne bırakılmış kumsala vardım. Sırtımda çok büyük olmayan, ama tüm varlığımı ihtiva eden bir çanta vardı; dalgalar beş katım büyüklüğünde, mayom içimdeydi. Ben o gün yalnız olduğum için, turuncu çantamı o kadar gözden ırak bir köşeye bırakamayacağım için, okyanusa yarı belime kadar girdim. Girdim mi, girdim. Döndüğümde okyanusa yarı beline kadar girmiş bir insan oldum.Girişe değil, çıkışa bakalım, şu an için saatler 02:38. Mayomun yerini bile hatırlamıyorum. En çetin damarı budur bu nevi gecelerin.
http://hafakanattack.blogspot.com.tr/2007/04/mayom-iimde.html 






* my bathing suit on underneath
solo exhibition
 artSümer
Istanbul, 2011